thoughts · reading · talking

Az Konuşmak Neden Önemli

TalkingLessReadingMore

Az konuşmak ile alakalı genelde doğu kültürlerinde ve dini literatürde bayağı bir kaynak bulmak mümkün. Genelde az konuşanın daha çok hikmet sahibi olacağı şeklinde ifadeler içeriyorlar. Ama tabiki o zaman ki insanlar bugünlerde sahip olunan bazı tekniklere sahip olmadıklarından herşeyin sebepler boyutunda ki nedenlerini açıklamamış olabilirler. Bugünlerde benzer ifadeleri bilimsel bulgularda görmek mümkün. Geçenlerde tekrardan okumaya karar verdiğim bir kitap olan Pragmatic Thinking and Learning by Andrew Hunt buna benzer ifadeleri bana hatırlatması ile bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Düşünme Biçimlerimiz

İnsan beyni temelde ikiye ayrılır ve bunlara R-mode ve L-mode denir. Bu isimlendirme farklı kesimlerce farklı şekillerde yapılıyor ama burada ben kitapta kullanılan ifadeleri beğendiğimden R-mode ve L-mode demeye devam edeceğim. Genelde insanların düşündüklerinin aksine bunlar insan beyninin iki lobunu isilemdiren ifadeler değiller. Yani Right ve Left demek değiller. R-mode rich mode yani zengin mode demek, L-mode ise linear yani düz mode demek. Bunların beynin sağında yada solunda olması ile alakası yok. Beyin en temelde bir bütün olarak çalışıyor ve bu mode’ların sahip oldukları fonksiyonlar beynin hem sağ hemde sol loblarında çalışıyor olabilir. Şimdi bunu bir bilgisayara benzetmek istediğinizde aşağıdakine benzer bir şema çıkıyor karşımıza:

Brain

Neden Çok Konuşmak Sorun?

Her iki tarafıda birer CPU gibi düşünürseniz ortak bir BUS üzerinden hafızaya ulaşmaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Bu şu demek, birinci CPU hafızaya ulaşmak istediğinde ikinci CPU aynı anda hafızaya ulaşamayacak demektir. Biri ne kadar çok kullanılırsa diğeri o kadar fazla beklemek zorunda kalacaktır. Burası önemli. Çünkü çok konuşmanın neden insanda bazı melekelerin gelişmesini engellediğini anlamak için bunu anlamak gerekiyordu. Şimdi bu iki tarafın özelliklerinden bazılarına baktığımızda L-mode’un konuşma fonksiyonlarını içerdiğini ve R-mode’un ise daha çok arka planda her zaman farkında olunmayan fikirlerin üretilmesini ve öngörü dediğimiz ve zamanla kazanılan tecrübeler ışığında arka planda otomatik olarak üretilen değerlendirmelerin, çözümlerin, ve daha farklı fikirsel oluşumların meydana geldiği yer olduğunu görüyoruz. Yalnız dikkat edilirse her ikiside hafıza saklanan bilgileri kullanmak zorundalar. Eğer insan devamlı konuşursa R-mode tarafıda o kadar az işletilecek ve farklı bilgilerin oluşturulması için gerekli olan hafızada saklanan bilgilere o denli az ulaşacaktır.

Buradan çıkarılacak ders bir taraf iyidir diğeri kötüdür değil. Her iki tarafada ihtiyacımız var. Mesela zor bir problem çözdüğünüzde adım adım düşünmek için kullandığınız taraf L-mode. Ama duş alırken birden aklınıza çözümün gelmesine vesile olan ise R-mode. Tecrübeleri insanların R-mode’larını daha çok kullandıklarını görürsünüz. Bunun nedenlerinden bir taneside Intuitive düşünme denilen sezgizel düşünme biçimine sahip olması. Bu incelendiğinde tecrübeye dayalı, pattern matching yapan, ve gayet hızlı çalışan bir sistem çıkıyor karşımıza. Tecrübeleri insanlar bazen her ne kadar açıklamada sorun yaşasalarda doğru çözümleri daha tecrübesiz insanlara göre hızlı bir şekilde bulabiliyorlar. Açıklamada sorun yaşamalarından bir taneside R-mode’un konuşma meselesinde zorluk yaşaması. Çünkü konuşma daha doğrusu verbal processing L-mode içinde tanımlı. Ama R-mode daha bütüncül ve daha hızlı.

L-mode vs. R-mode Arasında ki Farklar

R-mode ve L-mode arasında ki farklılıkları görmek isteyenler aşağıda ki Zihin Haritama (Mind Map) bakabilirler:

Not: Resmi daha büyük görmek için üzerine tıklayın.

BrainModes

Published: