İki İleri Bir Geri Öğrenme Şekli

İki İleri Bir Geri Öğrenme Şekli

Subscribe to my newsletter and never miss my upcoming articles

Yazılım dünyasının devasa olması ve her geçen gün üretilen bilginin devamlı artarak büyüyen miktarı, bu mesleği bireysel teknolojilerin kullanımları açısından kolaylaştırıyor olsa da, hayatını birden fazla teknoloji ile idame etmek zorunda kalan ve devamlı bir şeyler öğrenme zorunda bırakılan çoğumuzun hayatını zorlaştırıyor. Çoğumuz, ya alışkanlıktan ya da doğamız gereği yeni şeyler öğrenmeyi seviyor olsak bile, öğrenmenin ciddi zaman alan bir tarafı olduğu gerçeği değişmiyor. Aslında ekserimiz, öğrenmenin kendisinden daha ziyade, öğrendiklerimizi kullanmaktan zevk alıyor, öğrendiğimiz yeni bilgilerin daha önceden karşılaştığımız sorunları çözebilmelerine oranla bir o kadar heyecanlanıyoruz. Aslında bu heyecan ve bilginin içselleştirilmesi arasındaki farktan kaynaklanıyor.

İngilizce'de bir şeye duyulan aşırı sevgi genelde iki kelime ile tanımlanır: Enthusiasm ve Passion. Her ikiside eğer Amerika'da mülakatlarda girmişseniz ya devamlı kullandığınız ya da devamlı duyduğunuz kelimelerin başında yer alır. Aslında aralarında önemli bir fark vardır bu iki kelimenin. Her ikisi de temel manada bir şeye karşı duyulan yoğun sevgi ve arzuyu ifade etse de, passion Latince bir kelime olan passio ve daha eski hali olan pati kelimelerinden yani "acı çekmek" ifadesinden gelir. Kısacası, bir şey hakkında passionate olmak için, öncelikle ondan dolayı acı bile çekecek kıvamda olmanız gerekir. Örneğin, production sunucularına kodlar gönderilmeden önce her şeyin test edilmesine karşı bir passion duyuyorsanız, bu büyük bir ihtimal daha önce doğru bir şekilde test edilmeden prod sunucularına gönderilen kodların başınıza açtığı belalardan, geceleri tatlı uykunuzdan defalarca uyanmak zorunda kalmaktan, müşteriler ile ciddi sorunlar yaşamak ve azar işitmek gibi sorunlardan ötürüdür. Şimdi ise size ekstra iş olup zahmet verse ve moralinizi bozsa bile, yine test etmeye karşı duyduğunuz passion'dan dolayı productiona çıkmadan önce test edilmeye karşı normal bir sevgi veya istekten daha farklı, bazen yer yer daha kontrolsüz bir duruş sergileyeceksiniz. Diğer türlü, siz, daha çok test etme enthusiasti olan birisinizdir; yani test etmenin önemli olduğunu başkalarından öğrenmiş, test etmenin çalışma akışınıza olan faydasını görmüş ama asla strese bile neden olacak kadar test etmenin önemini içselleştirememiş birisi. Bu kötü bir şey değil. Ama yeni çıkan bir teknolojinin, test etmeyi kolaylaştırma iddiası, test etme enthusiast olan birisi ile passionate olan birisini aynı şekilde etkilemeyecektir büyük bir ihtimal. Birincisi, daha kolay kullanımlı bir aracın varlığından mutlu olup, kendisine öğrenecek ve deneyecek yeni bir araç çıktı diye olaya bakacakken, ikinci insan tipi ise akli ve hissi bir rahatlama yaşayacaktır.

Bir şeyi seven insan ile bir şey hakkında passionate olan insan arasında öğrenme seviyesi açısından da farklılıklar olacaktır. Seven insan, ilgilendiği şeyi sevdiği ve kendisini mutlu hissettiği derinlikte öğrenirken, passionate olan insan ise aynı sorunları tekrar tekrar yaşamak istemediğinden daha derinlere dalacak ve her şeyin doğru anlaşılıp yapıldığından emin olmak isteyecektir. Seven ise daha pozitif bir dünya görüşüne sahip iken, passionate olan kişi ise işler doğru yapıldığında pozitif hissedecek ama işlerin hızlıca sarpa sarabileceği, ufak bir değişikliğin bile nelere mal olabileceği gerçeğinin farkında olacaktır. İşte bu noktada tecrübe insanların hangi düşünce okuluna ait olduğunu belirler. Tecrübeniz olduğu kadar objektif ve realist olmaya başlayacaksınız.

Bazen de bir konu ile yaşanılan duygusal bir geçmiş, insanın onu daha uzun hatırlamasına neden olur. Sevdiğiniz birisini kaybetmek ile, sabah akşam televizyonda hayatlarını kaybeden ve isimlerini gördüğünüz nice insanın isimlerinin hatırlamak, ya da o gece evinize giren hırsızın çıkardığı sese kadar aklınıza kazınan korku dolu anları, yıllar sonra bile detaylıca hatırlayıp başkalarına anlatabilmek bu dediğime bir örnek. Tabi çoğu zaman yazılım ile bu kadar derin bağlar kurmayacaksınız, ama ne kadar tecrübe yaşarsanız, o kadar daha öğrendiklerinizin akılda kaldığını göreceksiniz. Dolayısıyla, önceden farklı tecrübeler yaşadığınız konuları daha derinlemesine incelemek size çok daha faklı şeyler öğretmenin yanı sıra, aklınızda bile büyük bir ihtimal daha uzun süre kalacaktır.

Gelmek istediğim yere aslında uzun bir giriş oldu bu anlattıklarım. Ama birazdan diyeceklerimin hangi düşüncelerden geçtiğini görmeniz adına umarım faydalı olmuştur bu giriş kısmı. İşin ilginç tarafı ise, gelişme ve sonuç bu anlattıklarım kadar uzun olmayacak.

İki ileri bir geri öğrenme şeklinden kastım, eğer böyle bir ifadeyi ilk ben söylememişsem ki söylüyor olabilirim, aslında tecrübelerinizi kullanmak suretiyle daha etkili öğrenme sağlamak. Yani, daha tecrübe bile edemediğiniz yeni bilgiden başkasına atlamak yerine, bir ayağını yeniliklerde, diğer ayağını ise hala eski bilgilerin tekrar ve daha derin öğrenilmesinde tutmak. En zevk aldığım öğrenme zamanını, temelini anladığım ya da daha önceden tecrübe ettiğim ama derinlemesine anlamadığım bilgileri öğrenirken yaşadım. Bu tür zamanlar aynı şekilde daha derin ve etkili öğrenmeme ve ileride öğrenmek istediklerime de temel teşkil etmelerinden dolayı, beni pozitif bir döngüye sokmakla daha hızlı öğrenmeme de yardımcı oldu ve olmaya devam ediyor. Eğer YouTube kanalımı'daki videoları izlerseniz, bu demek istediğimi videolarımda da görebilirsiniz. Hatta insanların çoğu bana hap bilgileri daha çok sevdiklerini söylemelerine rağmen, bu öğrenme şeklimi anlatım şeklime de uzun süre yansıtmaya devam ettim. Merak edenler aşağıdaki bir kaç örneğe bakabilirler:

  1. Monolitik Uygulamalardan Mikroservislere Geçiş - Scalability Mimarisi
  2. Yazılımda Soyutlama Kavramını Anlamak
  3. Reference Types ve Value Types arasındaki farklar nelerdir?

Benzer bir anlayışı da yine yazılarımda görmeniz mümkün. Uzun yıllar Medium adresimde, şimdi de tarikguney.com adresimde yazılarıma devam ediyor ve belki insanların devamlı haşir neşir olduğu konular hakkında daha farklı bir perspektif ile yazmaya çalışıyorum. İnsanları ise bazı yazılarıma çeken ise işte bu anlayış oluyor. Yani, bildiklerini ve devamlı kullandıkları bir şeyi en baştan ama daha detaylıca ve içselleştirerek anlamak. Çünkü, ben de o şekilde öğreniyor ve bildiğimi düşündüğüm konulara yeniden daha farklı bir gözle ve derinlemesine bakmaya çalışıyorum. Bu, zaten tecrübe ettiğim, kullandığım, kullanmaya devam edeceğim konular hususunda sahip olduğum bilgiyi kullanmak sureti ile bildiğimi düşündüğüm konuyu daha derinlemesine ve daha içselleştirerek öğrenmeme vesile oluyor ve eğer o konu hakkında konuşmam gerekirse, olayı çok daha soyut bir formül ile anlatmama ve yeri geldiği an somut bir örnek ile daha akılda kalıcı kılmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda, soyutlanmış bu bilgiyi farklı teknolojilerde hatta hayatımın diğer alanlarında bile kullanmama yarıyor. Bence, öğrenilen bir bilgi işte o zaman insanın hayatının gerçekten değerli bir parçası olmaya başlıyor.

Kısacası,

  1. Yeni ve kullanmayı düşündüğünüz teknolojiler öğrenin
  2. Onları kullanın ve kullanmaya devam edin
  3. Yeni teknolojiler öğrenirken, hali hazırda kullandığınız teknolojileri de daha detaylıca öğrenmeye çalışın ve onlardan farklı dersler çıkarın
  4. İlk adıma geri dönün.

Kim bilir, bilgisine imrendiğiniz çoğu insan da, farkında ya da değil, belki bu şekilde kendilerini devamlı geliştiriyorlardır.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

 
Share this